anlaşılmayı umarak, anlatabileceğin kadar anlatabilmekten daha zor olan bir şey varsa o da anlaşılmamanın beraberinde getirdiği bağışlanma beklentisini satırların arasında eşit olarak dağıtabilemektir.
Bu bir başarı değildir,olması gereken,içinde,beraberinde olandır.Eğer gerçekten satırlara eşit miktarda anlam dağıtmaya çalışıyorsak ya görmeyi bilen gözlerin bu eğretiliği ve sahtekarlığı görmesini içten içe kendimize itiraf etmeden istiyoruzdur ya da gerçekten bağışlanmayı gerektirecek hiçbir şey yapmamışızdır.
Sadece bize yaptığımız sandırılmıştır.
Böyle bir şeyin aklınıza nereden estiğini cidden merak ettim. Çok hoş bir tespit. Çok hoş bir anlatım..
YanıtlaSilwww.buzcevheri.com
bazen kendini bir şeyler açıklamaya çalışırken bulursun ve anlaşılmayı umarken sonra bunların anlamsız olduğunu keşfettiğinde neden böyle davrandığını sorgularsın,sorguladığında da bu çıkıyor
YanıtlaSilDerdimiz cogu zaman anlasilmak degildir oysa..
YanıtlaSilAnlasilmamanin da ayri bir karizmasi var artik bu alemde. Insanlar anlasilmamaktam dem vuruyorlar ama icten ice hosa giden bir durum oldu artik bu. Intiharin esigine geldigini iddia eden bedenler, oldukten sonra kiymeti artacagina inananlar..
Yapin yapin..siz de yapin. reklamin iyisi kotusu olmaz diyesi geliyor insanin.. ilgiyle takip ediyorum anlasilmadigini israrla kafamiza bastira bastira soyleyenleri..
of.
YanıtlaSilhayır ortega bu anlaşılamayıp hayatındakilere bahane arayanların 'ergen' yakarışı değil ya da modası değil.
YanıtlaSilbu daha başka bir şey.
anlatabildim mi derken evet cevabının altında esasında anlaşılamamazlık bekleyen insanların yaptığından daha başka bir şey yani.
ama hepsini geçersek anlaşılmak gerçekten lüks.
ya da kendi yarattığımız x-ce dilimizle konuştuğumuz halde genelya da hedef kişi tarafından anlaşılacağımızı ummak lüks.