20090813

çocukluğa dönüş

hep iddia etmişimdir çalışan ebeveynler ve tek çocuk olmak hayatı biraz daha gri tonlarla görmek için sebeptir. evet ben böyle bir durumu tecrübe etmedim o yüzden bekar biri olarak bana karı boşamak tabi ki çok kolay geliyor ama iletişimlerini tecrübe ettiğim ailesi çalışan tek çocuklar genelde böyleydi.
benden 1 yaş büyük bir abim var o yüzden işim düşmediği dönemlerde kendine adıyla hitap ederim. annem de ev hanımı olarak her daim bizimleydi o yüzden hayatımdaki en güzel zamanları lise3'e kadar yaşadığımı iddia edebilirim.çocukluğum da çok yaramazlık dolu ve hareketli geçti.burdan yola çıkarsak o günlerin tadı damağımda kaldığı için çocuk olmaya özlemim tam gaz devam etmekte ve yine burdan yola çıkarsak genel olarak çocukça tavırlar gösterdiğim de doğrudur neyse icraatlara gelelim

-beşikteki zamanlarıma dair annemin kabul etmediği bir hatıram var ben yatarken abimin kahvaltı bıçağı ile beşiğin vidalarını sökmeye çalıştığını hatırlıyorum. aramızda tarifsiz ham bir nefret var bu adamla ve kıskançlığı prehistorik zamanlara kadar uzanmaktadır.

-peluş abuk subuk bir ayakkabım vardı(anaokulu) ve ben onu çirkin bulduğum için yanımda oturan ve anaokulunda hoşlandığım adını hatırlamadığım tek çocuk masanın altına her eğildiği an ayaklarımı saklamaya çalışırdım.çok ciddi bir utanç sebebi olmuştu benim için.

- okulda adım bilinmezdi pek genel olarak arda'nın kardeşi olarak bilinirdim ve buna en son lisede hocada benim adım selda ,arda'nın kardeşi selda değil yahu diyerek atarlanmıştım.

-ilkokulda abimin sınıfına gidip onun arkadaşlarını dövüp ben ardanın kardeşiyim bir bok yapamazsınız deyişlerim çok olmuştur.

-çalışkan, hocaların sevdiği, yaramaz ve mazur görülen oldum hep ve istediğim neyse bunu hep alenen söyledim böyle olduğu için sürekli istediğime ulaştım bunu yaşayamayan arkadaşlarım için şimdi üzülebilirim.

-çok yemek seçerdim bu sebeple evde her sabah ya da akşam bir tabak ya da fincan içindekilerle beraber çöpe giderdi.

-kahvaltıda bana süt ve yumurta dayatılmasından nefret ederdim ama annem beni dinlemezdi bu yüzden sütü lavaboya döktükten sonra iz bırakmamak konusunda ihtisas yaptım. yumurtayı da balkondan atardım.

-ben onu bunu şunu bir de şurdakini yemek istemiyorum deyişlerime dayanamayan babam birazdan tuvalete gidip sıçıcam onu ye lütfen demişti en sonunda.ve hatta annemin yemek sokuşturma çabası ile babamın bu durumu umursamamaları onların tartışmasına bile sebep olurdu öyle bir evlattım.

- yerli malı günlerimiz haşlanmış yumurta getiren ve yedikten sonra osuran arkadaşlarım sayesinde genelde ızdıraba dönerdi.

-hayatımda bir kere dayak yedim onda da her zaman yaptığım gibi kalem açmak bahanesiyle çöp kovasının bulunduğu yere gidip ön sıradakilerle geyik yaptığım zamandı.1. sınıftım muhtemelen hoca beni güzel sopalamıştı.

-kronik kansızlık sahibiydim ve en son doktor ne hali varsa görsün demişti annem beni alsana kahve yaptım diyerek sulandırılmış pekmezi içirmek suretiyle kandırırdı.
-orta1de hayatımda ilk defa maçta oynayacaktım(voleybol) ve annemin 70cclik bira bardağı büyüklüğündeki bardak solusu sütü içmeden gidemezsin deyişlerine boyun eğmiştim.her yudumda kusmaktan beter olup ağlamama rağmen annem beni sallamıyordu. anne bunda bişi var gerçekten demem abimin sütün tadına bakıp anne bu süt bozuk demesiyle son bulmuş ve ben ilk maçıma yarım bardak bozuk süt içmiş şekilde gitmiştim.

-ilkokulda söylemeyi keyifli bulduğum kelime hırbo idi.

-ilk küfürümüzü giresun'a taşındığımız sene yani 9 yaşındayken öğrendik ki bundan bahsetmiştim o da ananı sikeyim idi. gördüğünüz gibi küfür kulvarına böyle sert bir girişimiz olmuştu.

-anne şöyle yapsak ne olur gibi sorularda ar-ge yapıp sonra o yaramazlığı yaptığımız çok olmuştu.sonrası dayak tabi.annem de diğer anneler gibi terlikte ustadır. bir keresinde sunta masaya iki çocuk çıkarsa ne oluru tecrübe edip kırılan masayı annemlerin yatak odasına ''SAKLAMA'' durumumuz olmuştu.

-barbie bebeğim olsun diye çok ağladığımı hatırlıyorum.bildiğin saatlerce ağlayıp dua etmiştim.belki de barbie bebeklere ya da onları tarifleyen jenerasyona olan nefretim bundandır analiz et freud.

-istediğim olmadığında burnumu kanatana kadar ağlardım ama annem yine de sallamazdı.

-dayak yedikten sonra 1 hafta boyunca melek çocuklar olurduk sonra yine ar-ge yine sakin süreç sonra yine yaramazlık ve yine dayak.bu sirkülasyonu hiç bozmadık.

-evde voleybol topu ile voleybol+futbol oynamalarımız bize 3 4 5 lambaya mal olmuş en sonunda karanlıkta oturacaksınız cezası ile uslanmıştık.

-evet abi mutfaktaki fayanslara sana sinirlenip kaşıkla giriştiğim ve boku sana attığım doğrudur.yaşasın totoşluk.

-ilkokulun kütahya kısmında hoşlandığım çocuk benim rakibimdi ve sevgimi sopayı gözüne sokmak suretiyle göstermiştim.

-doğumgünlerimiz resmen kadınlar günü olurdu.anneler kendileri için pasta yapar kendi istedikleri hediyeleri alırdı. lojmandaki arkadaşlarımdan birine hediye dediğin ihtiyaç duyulandır diyerek don alan annem kızın hediyeyi arkadaşların yanında açmak için yeltenmesine nasıl yana yakıla engel olduğumu asla bilemeyecek.

-doğumgünleri benim mezdeke eşliğinde dans ettiğim zamanlardır sonra spice girlse döndü olay.herkes bilirdi iyi dans ettiğimi o yüzden hadi selda dans et dediklerinde kıvırmaya başlardım.allahtan alakalı görseller yok.

-futbol bile oynayabilen bir insan evladıydım tabi bu halısahada arkadaşımın beni formam sandığı tshirtümden çekerek yere çakması ile son buldu.yine de voleybol esnasında ayakla kurtarışlarım efsanedir.

-emniyetin arkasına çekilmiş arabalara binip şöförlük yapardık bir keresine yatırılmış koltuğu nöbetçi geliyor korkusuyla hızla çekerken parmağıma bir şey saplanmıştı ama göt korkusundan annemlere söyleyememiştik yara kapandıktan sonra bile 3 ay boyunca parmağımda hissizlik vardı öyle insanlardık yani.

-cam macunu ve torpille bomba vari bir şey yapıp bacaklarımızı delen insanlardık biz

-din dersinde cc'yi celle celalü yerine celle cenabet olarak telaffuz edip hocamın gözlerinin yuvasından çıkmasına sebep olmuştum.

-ramazan ayında teravih namazı kılmaya özenip abimin 20 değil 50 rekat diyerek beni kandırmasıyla teravih namazı kariyerime çok hızlı bir şekilde son vermiştim.

-kansız olduğum için toprak ya da kum yeme çabalarım olmuştur.hatta pencere pervazındaki boyayı yerken abimin işte orda bakın diyerek beni aileme deşifre etmesinin acısını hala içimde yaşarım.

-bununla kalmamış kömür yemeye de başlamıştım.bir gece sinsice kömür kovasında kömür aldığımda yeni temizlenmiş zeminde tozları gören anneme yakalanmış ve sopa yemiştim.

-kütahyadaki apartmanımızın sahibi olan ailenin torunu olan Ali beni doğumgünümde apartmanda sıkıştırıp dudağımdan öpmüştü bunu kimseye söylemedim en azından öpücüğün ne olduğunu ya da onun öpücük olduğunu idrak edene kadar.

-en sevdiğim şeylerden biri de sobaya ayaklarımı sürtmekti çok çorap feda ettim bir kere de mavi bir kazağı kısmen sarartmıştım ve göt korkusu ile kazağı mavi pastel boya ile boyamıştım ve annem fark etmemişti.

-babamın mide ilaçları ve envai çeşit baharat ile kendimizce karışımlar elde edip onların patlaması ile kırmızı beneklerle dolan duvarları sinek boku olarak lanse ettik.

-korna çalan kamyonculardan biri sanmak suretiyle emniyet müdürünün makam arabasına el hareketi yapmanın haklı gururunu da yaşadık zamanında.

-çocukluğumun unutulmaz bir diğer yanı da kuzenlerim denizhan ve başak ile hopa'da geçirdiğimiz zamanlardır.başak'ın evden 8km uzakken kakam geldi demesiyle gün içinde 4 5 kere eve yol almamız güzel anılardandı.başak bunları okuyorsan sorun yok ama arkadaşların da okuyorsa beni affet yani ahahaha:)


çok fazla şey var aslında ama şu an hatırlayamıyorum.hatırlayamadıklarımın daha bomba şeyler olduğunu hatırlıyorum sadece.bunları yaşayan sonrasında böyle bir rutine hapsolan birinin ne türden bir azap çektiğini siz anlayın artık.
ama camus'ün yabancısının dediği gibi dünya üzerinde 1 gün geçiren bir insanın bile hapiste sıkılmaması için yeterli malzemesi vardır.
bunun için dayanabiliyorum.


teşekkürler antepian

7 yorum:

sami hazinses dedi ki...

ali'yi döverim.

pudra dedi ki...

ahahahahaha.bu gibi olayları çok sonradan hatırlayınca ön bir ürküyor insan daha başka hatırlamadığım bir şey var mı acaba diye.

antepian dedi ki...

Hayır fayanslara girişiyorsun niye kaşığı seçiyorsun? Çatal var, bıçak var... Hayır kaşık ne kadar zarar vermiş olabilir ki?

pudra dedi ki...

darp ettim fayanları kırıldı direk bıçakla olmaz o işler çatal ise saplanacak yer varsa makbuldür:)

eczahaneci dedi ki...

sevgilim derya hanım seni okuduktan sonra çocuk yapma fikrinden vazgeçti.teşekkürler.hihihihi

pudra dedi ki...

bu yazım aile planlaması için kullanılsın o zaman ahahaha

antepian dedi ki...

Çocuk için seks yapmak, işe gitmek için araba sürmeye benzer.